Panik Atak
Bilinçli nefes yaşam enerjisine dönüşüyor. Bunu öğrendiğimde hayattan elimi eteğimi çekmiş, ölmeyi bekleyen bir kadındım. Tüm dinginliğimi, sakinliğimi, enerjimi, hayata dair umutlarımı bütünüyle yitirmiştim. Yalnızdım, aileden ayrı başka bir kentte yaşama ısrarım ve sonuçta başarılı olamamam beni yıkmıştı neredeyse. İş bulamıyordum uzun süredir, kira, fatura borcum hayli birikmişti. Panik Atak
Sonuçta haklıları ortaya çıkacak düşüncesi ile kimseye maddi sorunlarımı dile getiremiyordum, rol yapıyordum kısaca. Bu daha da yoruyordu beni, zamanla insanlarla görüşmelerim azaldı, yok denecek seviyeye geldi. Hiç beklemediğim bir anda bir ay önce başvurduğum iş yerinden görüşme talebi geldiğinde heyecandan yerimde duramıyordum. Kalbim öylesine hızlı atıyordu ki, bunu normal karşılıyordum. İşe başlama sevinci, heyecanı olarak yorumluyordum. İşe başladığım hafta da kalp çarpıntıları devam etti, beraberinde mide bulantıları başladı. İkinci hafta çalışırken bir anda gelen kalp çarpıntısı, mide krampları izin alıp eve gitmeme neden oldu. Halbuki hayatım iyiye doğru gidiyordu, nedensiz çarpıntılarım kalbimde bir rahatsızlık mı var sorusunu sormama sebep oldu. Ertesi günü yine kalp çarpıntısı ile uyanınca hastaneye gittim, kalbimin grafisi çekildi, bir şey yoktu. Acaba midemden mi kaynaklı diyerek mide sonografisi çektirdim, mide de gastrit çıktı. İlaçlar aldım ama sıkıntım bir türlü geçmiyordu. İş yerine girdiğim anda fenalık hissi ile kendimi dışarı atıyordum. Yine doktora gittim, yine filmler çekildi, yine bir şey çıkmadı.
Hastanede panik atak geçiriyorsunuz dediklerinde inanamadım. Mutlaka bedenimde yanlış giden bir şeyler olduğunu düşünüyordum çünkü. Patronum şikayet etmeye başlamıştı artık. Sürekli izin almamdan, iş performansımın düşük olmasından dolayı bir kaç gün sonra işime son verdiler. Bu benim için daha büyük bir yıkım oldu.
Evden çıkamıyordum, elektriklerimi, suyumu
kestiler, ev sahibi kapıya geliyordu. Nihayet bu böyle devam etmez diyerek
eşyalarımı toplayarak ailemin yanına döndüm. Ailem çok zayıfladığımı,
fenalaştığımı görünce psikiyatrise götürmeye karar verdiler. Ben ise ısrarla
hastalığım olduğunu iddia ediyordum. Antidepresan kullanmak istemiyordum. Fakat
başka çarem kalmamıştı, mecburen boyun eğdim. Aradan üç ay geçti artık yavaş
yavaş toparlanmaya başlıyordum. Gelen atakların esiri olmamayı değildim.
Tümüyle bitmiyordu ama baş etmeyi öğreniyordum.